Olivia
 
Untitled Document
Kıymetli Bir Kadın Olarak İlişki Kurmak
 
İstanbul’da “İyi Samiriyeli”yle Karşılaşmak

Allison Parry, tanımadığı insanlar tarafından gösterilen iyiliklerden dolayı sonu mutlu biten ayağının kırılma hikâyesini anlatıyor

Ayağımın kırıldığını aileme haber vermek için İstanbul’dan aradığımda, onlar bu duruma hiç şaşırmadılar, çünkü bir önceki yurtdışı seyahatimde arkadaşlarım “yürürken sendeleyip düşmeye en çok meyilli olan biri” olarak beni seçmişlerdi.

Asya Yakası’nda kalıyordum ve Avrupa Yakası’nı biraz gezmek için heyecanlıydım.Ben ve arkadaşlarım Sultanahmet Camii’ni görecek ve arkadaşımın doğum günü için deniz kıyısında bir yerde yemek yiyecektik. Biraz geç kalmıştık, acele etmemiz gerektiğini belirten bir telefon aldık, çünkü feribot beş dakika içinde kalkacakmış.

Beş dakika!

Adımlarımız hızlanarak birkaç dakika içinde hızlı bir yürüyüşten koşmaya dönüştü. Yolun karşısına geçerken, bir orta kaldırımın üzerine hızlıca çıktık ve küçük yeşil adam karşıya geçmemize izin verir vermez kaldırımdan aceleyle indik. Benim orta kaldırımdan inişim, nasıl olduysa, tam olarak düşündüğüm gibi olmadı ve ayağım yerle buluşmadı. Güzel İstanbul’u biraz daha fazla görmek için olan bütün umutlarım aklımdan silindi ve kaldırıma sürten ayağımda zonklayan bir ağrı, kazınmış ellerimde ve dizimde yanma hissettim.

Türkiye’de bulunduğum ilk beş gün içinde, Türklerin misafirlerine, aynı zamanda birbirlerine gösterdikleri misafirperverliği görmeye başlamıştım. Düştükten hemen sonra bu misafirperverliğe tekrar tanıklık etmeye başladım. Son derece liberal ve muhafazakârlar arasında değişen birçok kadın etrafımı sarmıştı fakat onların farklılıkları, bir yabancı olarak bana yardım ederken birlikte çalışmalarını engellemedi. Orada, sokak ortasında beni yatırmaya ve benimle ilgilenmeye başladılar. Kazınmış ellerimi ve dizlerimi sokağın kirinden temizlemeye başladılar. Yüzümü nazik bir şekilde suyla yıkadılar.

Su satan bir adam, hiçbir ücret talep etmeden bir şişe su vermek için yanıma geldi. Bir grup insan gittikten sonra başka bir grup insan gelip yaralarımı temizliyor, hareket etmeme yardım ediyor ve bana su sağlıyorlardı. Bu gruplar her zaman çeşitliydi. Çok farklı geçmişlerden gelen insanlar, tamamen farklı bir geçmişten gelen birine yardım etmek için bir araya geliyorlardı.

Ancak, arkadaşlarım ve ben biliyorduk ki sahip olduğumuz az Türkçe'yle onlara hastaneye gitmemiz gerektiğini anlatamazdık ve bu nedenle gelip yardım etmeleri için başka arkadaşlarımızı aradık. Biz beklerken, başka bir adam yanımıza yaklaşıp bizimle konuşmayı denedi. Biz başımızı sallarken “hayır Türkçe” dediğimizde onun akıcı bir İngilizce'yle konuşmaya başlaması bizi şaşırttı! Bize ne olduğunu sordu ve biz de ona tüm hikâyeyi ve ayağımdaki acıyı anlattık.

Hastaneye gitmemiz gerektiğini söyledi ve bir taksi tutmak için yanımızdan ayrıldı. Geri döndüğünde, arkadaşlarımız gelmişti. Bizden biraz daha fazla Türkçe bilmelerine rağmen, acil durumlarda doktora danışmak için gereken kelimeleri hiç birimiz bilmiyorduk. Hepimizin bildiği Türkçe eksikliğinden dolayı endişelenen adam bizimle birlikte gelmeye karar verdi.

Kayıt yaptırmama ve bulunmam gereken farklı odalara gitmeme yardım etti ve en önemlisi tüm önemli bilgileri bize tercüme etti. Röntgen çekildikten sonra, ayağım alçıya alındı ve artık hastaneden çıkıyordum, bu adam bizim için bir taksi çağırdı ve gitmemiz gereken yeri şoföre anlattı. Bu adamın misafirperverliğine inanamadım – daha önce yaşadığım her şeyden farklıydı.

Daha önce hiç tanışmadık. Tamamen farklı geçmişlerden geliyoruz. Kim olduğum hakkında hiç bir fikri yoktu ama yine de yardım etmesi gerektiğini hissetti. O tanımadığı bir yabancıya yardımcı olmak için zamanının büyük bir kısmından fedakârlık etti.

O bana Kutsal Kitap’ta Luka 10:25-37 bölümünde bulunan İyi Samiriyeli hakkındaki hikâyeyi hatırlattı. İsa bu hikâyede, hırsızlar tarafından soyulan, dayak yemiş ve yarı ölü halde yol kenarına bırakılmış bir adamdan bahseder. Bir din görevlisi adamın yanından geçti ama onu görmezden geldi. Levili bir adam da yanından geçti ama yardım etmek için durmadan yürümeye devam etti.

Nihayet, son bir adam daha yanından geçti. Etnik kökenlerine göre bu iki adam düşmandılar. Yaralı bir Yahudi’ydi ve oradan geçmekte olan ise bir Samiriyeli idi. Onlarca yıllık kavga nedeniyle hiç kimse bu adamın durup yardım etmesini beklemezdi. Yaralı adam düşmanıydı – ona göre alçak bir Yahudi’ydi.

Ancak, Samiriyeli, bana yardım eden birçok kişi gibi, kültür ve ırk farkını görmedi. Onlar sadece yardıma ihtiyacı olan bir insan gördüler. Samiriyeli, adamın yaralarını sardı, kendi eşeğine bindirip gece kalması için onu bir hana götürdü. Samiriyeli, bana yardım eden adam gibi, karşılığında hiçbir şey beklemedi. Çevresindeki tüm insanlar için, yüreğindeki sevgiyi dışa vurmak için bu sevecen davranışta bulundu.

İsa bu hikâyeyi bir soruya cevap olarak anlattı: Eğer bütün komşularımı sevmeliysem, o zaman komşum kim? Hem benim hikâyemde hem de İsa’nın anlattığı bu benzetmede, bir yabancının bir başkasına gösterdiği sevgiyi işaret ediyor.

İsa bu hikâyeyi, sevginin, insanları ayıran kültür, ırk, cinsiyet veya herhangi bir engelin sınırlarını nasıl aşacağını göstermek için anlattı. O bizi sevdiği gibi birbirimizi sevmeye teşvik eder – karşılığında hiçbir şey almadan.

Benim kişisel İyi Samiriyeli deneyimim, dünyadaki insanların, birbirlerine karşı İsa’nın sevgi gözüyle bakmasını hayal etmeme yol açtı. Bu dünyayı sizin de hayal etmeyi denemenizi ve karşılaştığınız herkese karşı yeni bir sevgi bakışıyla yola koyulmanızı teşvik ediyorum.

Allison Parry öğretmenlik okuyor ve 6 haftalık kültürel program için Türkiye’ye gelmişti. Memleketi Kentucky, ABD’dir.

Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum eklenmedi..
Etiketler: yardım | iyilik | İstanbul | İyi Samiriyeli | Luka | Allison Parry |
 
Untitled Document
Diyabet veya Şeker Hastalığı - Risk Altında Mısınız?
Olivia Tanıtım Reklamı
Teknik Destek ile bir Görüşme
Sabırlı Olmanın Sanatı
Yaşamak İçin İkinci Şans
Her Yaş İçin Bir Umut
Hesaplaşma ve Öç Alma
Tapınan Bir Kanarya
İstanbul’da “İyi Samiriyeli”yle Karşılaşmak
Tüketim: Bana ver! Bana ver!
Untitled Document Luka mutluluk yardım tapınma yaşam tarzı bilgisayar turizm acılar Nuh'un Gemisi Marge Zemina
Ajax Poll Script - Demo
En beğendiğiniz mevsim hangisidir?
  • Yaz
  • Kış
  • İlk Bahar
  • Son Bahar
Ajax Loader
 
 
 
 

© 2013 e-oliva.info All rights reserved.